Tüm açıklama
Yapım: Fidan Müzik-Ercan Bahadır-Hasan Saltık Düzenleme, Yönetmen: Murat Köseoğlu Kayıt: Ergin Bayraktaroğlu-Ercan Akbay Yeni arayışlar, yeni çalışmalar var mı? Güzelleme 4 yeni çıktı. Bir parçası bağlama sistemi üzerine yazılmış ve söylenmiş, diğer parçaya geçiyorsunuz klasik yaylılar var. Yakında Güz 'den yana bir albüm yapmayı düşünüyorum. Biraz daha deneysel. Tabii bunu yapmaya da fırsatım ve olanağım olursa. Hayatım boyunca senede bir albüm yapamam. Bunların hepsi bir ekonomik kaynak anlamına geliyor. Üstelik ben ve firmam çok ciddi promosyon olanaklarıyla oynayamadığımız için, artık müzik yapmak da ucuz iş değil. Canlı enstrümanlar kullanıyoruz. Ve Türkiye'nin en iyi insanları gelip çalıyor ve bunların hepsinin bir bedeli var. Güzellemeler'in artık bitmesi gerektiğini mi düşündünüz? Evet, güzellemelerin bir şekilde bitmesi gerekiyordu zaten. Gerçi son CD'de güzellemeler adıyla çıktı ama, işte aması var. Mesela son CD'mi çok severek yaptım. Çünkü onun içinde biraz Güz var biraz Güzelleme'ler var. Hem de yeni bir şeyler var. Daha minimalist. Tabi ki yoğun şarkılar da var ama daha sakin, nahif bir albüm oldu. "Güzelleme 4", yapmak istediğiniz müziği mi yansıtıyor? Bir kere şöyle bir şey yok; ben istediğim müziği yaparım demenizin çok da koşulu yok çünkü. Sonuçta siz bir firmaya bağlısınız, bir kitleniz var. Ama , o zaman ben de küser giderim demek de çok anlamsız. Bir sentezde uzlaşmaya varmak zorunda kalıyorsunuz. Ben Güz'de istediğim şeyi yaptım dedim ama ne Güzellemeler kadar sattı, ne de promosyonu yapıldı. Böyle tatmin ediyorlar. Madem istediğin müziği yapıyorsun, al tatmin ol o zaman, deniliyor. İşte Güzelleme 4'de biraz daha ortayı tutturduk. Kendi içinde bir denge kurdu. Bir-iki parça daha kolay anlaşılır, ondan sonra yine yoğun bir müzik var. Ama bunlar birbirine çok aykırı şeyler değil. Ben de açıkçası çok da uçuk şeyler yapmayı istediğimi de sanmıyorum. Güz asla benim için uçuk bir albüm değildir. Bekli bir iki sene sonra çok daha iyi anlaşılacak ve sevilecek. Konser vermeyi çok seviyorsunuz. Yeni konserler var mı? Türkiye'de ciddi konserler yapılmıyor. Bizim ciddi menajer sistemlerimiz yok. Yurtdışında ciddi konserler pek mümkün değil. Tabii ki popçuların bir araya gelip yaptığı konserlerden bahsetmiyorum. Mesela geçenlerde Babylon'da bir tane konser verdim. Babylon'da zaten yeni bir yer ama insanın başına senede bir kere falan gelir. Müzik öyle bir şey ki, bir şekilde söylemezseniz diliniz şişiyor. Ortalıkta görünmelisiniz. Bu yüzden en hoşuma giden mekanı tercih ediyorum. Genelde en fazla haftada bir gün barda sahne alıyorum. Bunun dışında her ay bir kere bir ile giderim. İzmir'e giderim Antalya'ya sık giderim Kendiniz beste yapıyor musunuz? Benim hiçbir zaman öyle bir misyonum olmadı. Onlar başka bir disiplin. Şarkı söylemek ile şarkı yazmak çok faklı şeyler. Hani bir şarkı söylüyorlar ve sonra hemen oyuncu oluyorlar ya, işte öyle bir şey. Beste yapmak için başka motivasyonlar gerekiyor. Başka bir ruh hali. Artı başka bir bilgi gerektiriyor beste yapmak. Yani müzik bilmeyen armoni bilmeyen, enstrüman çalmayan, bir insanın beste yapması mümkün değil. Ortadaki besteler böyle olabilir, o beni ilgilendirmiyor. O yüzden ben sadece yorumcuyum. Beste okumuyorum. Kaynak olarak halk müziğini alıyorum. Halk müziğinde de türküler var. Ben türküleri gerçekten de çok seviyorum. Söylemeyi seviyorum, dinlemeyi seviyorum, içeriğini seviyorum. Türkülerin naifliğini ve sahiciliğini seviyorum Türküler sahici şeylerdir. Yaşanmış şeyler üzerine yazılmıştır. Arkama baktığımda da o kadar büyük bir kaynak var ki. . . Bunların içinde ne besteye ihtiyacım var, ne bir böyle bir arayışa girerim. Orada yapacağım arayışı değişik müziklerle değişik tınılarla nasıl yaparım, diye düşünüyorum. Cazla böyle tınladı, klasik müzikle nasıl olur, ben bunun arayışı içerisindeyim. (Ayşegül: "Müzik öyle bir şey ki, bir şekilde söylemezseniz diliniz şişiyor", Plus İçerik, 03. 11. 2000)